Selam ahali! Görüşmeyeli nasılsınız? (ki beni takip eden var mıydı bilmiyorum ühü) Bu bloğa post paylaşmayalı tam 7 yıl olmuş ve bana tekrar post atmamı sağlayan oyunu size takdim etmek istiyorum; Alan Wake 2...
13 yıl önce çıkan ilk oyunun devam oyunu olan Alan Wake 2 beni cidden aşırı şaşırttı, Remedy Entertainment arafından çıkarılan bu serinin keşke önceden fanatiği olsaydım ya da önceki oyunu tekrar oynasaydım diyorum (büyük ihtimalle de oynayacağım) çünkü Sam Lake'in hikaye anlatımı cidden mükemmel, eğer rock seviyorsanız, İskandinav Mitolojisine meraklıysanız, korku oyunu seviyorsanız ve polisiye manyağı olup bulmaca çözmeyi çok seviyorsanız bu oyun tam sizlik ama ilk oyunu oynamaya üşeniyorsanız YouTube'da oyunun özeti mevcut.
Cidden nereden başlasam neyi anlatsam bilemiyorum ama size oyunu kısaca tanıtayım, The Dark Place'de tutsak olan Alan Wake'i bu hikayenin de parçası olan Saga Anderson ve Wake'in romanlarında ana karakter olarak kullanılan Alex Casey ile onu oradan kurtarmaya çalışıyoruz ama oyun ilerledikçe işler daha çok karmakarışık oluyor ve kendimizi sürükleyici bir film izlermiş gibi buluyoruz. Oyunda 3 tane mekan var ve arabayla seyahat mümkün. Oyunu iki karakter ile oynayabilirsiniz biri Saga Anderson diğeri ise Alan Wake. Ben ilk Saga Anderson ile başlayıp sonra Alan Wake ile oynama fırsatı bulunca bir süre onunla devam ettim.
Buradan sonrasında spoiler mevcuttur!
Ehem, başlayalım şimdi, ben oyunun çabuk bitmemesi için elimden geldiğince günde 2-3 saat ayırdım hatta bazı günler oynamamak için kendimi zor tuttum çünkü oyun o kaddddar güzel ki sanki akan suyun üstünde yatık pozisyonda ilerlermiş gibi bir hissiyat veriyor, hele korku oyunu ve bulmaca manyağı olarak bu oyunu aldım top 3 listeme koydum bile, neyse konudan sapmayalım. Önceden de dediğim gibi hikaye anlatımı, zaman zaman verilen konserler (hele o müzikal!!!), NPC'lerin kendi aralarında yaptıkları diyaloglar ve (özellikle) televizyonda verilen reklamlar... müthiş... Ben normalde yazı falan okumam oyunlarda da genellikle konuşmaları skipleyen insanım ama bu oyunda oturdum manuscriptleri okudum, odalarda bırakılan notları okudum, konuşmaları tekrar tekrar dinledim hele oturup radyo dinledim ben, ben ya ben cidden inanılmaz. Fakat hala çözemediğim bir kısım var, Dark Presence kim ve Wake'den ne istiyor? Bize verilen bilgiye göre bu dark varlık sanatçı insanları çok seviyormuş, özellikle yazarlar, yönetmenler vs. mesela Thomas Zane de aynı şeyi yaşamış ve kendisi Dark Place'den de kurtulamadı. Ama niye özellikle Wake değil mi? Niye bu hikayenin içerisinde Casey uzun süre ızdırap çekti ve Saga kızını kaybetti? Evet kahramanların illa ki ödemesi gereken bir borcu var ama nasıl kadıncağızın kızı yaşarken birden ölüveriyor? Saga yerine başkası gitmiş olsaydı o da aynı şekilde etkilenir miydi? Oyun elinden geldiğince cevapsız bırakmamaya çalışmış o konuda alkışlıyorum ama loop değil de spiral olması nedir şimdi... Biraz beynim yandı ama normal henüz YouTube'daki açıklama videolarını izlemedim oyunu bitirdiğim gibi yazdığımdan. Jaakko'nun ölümü beni derinden üzdü, her Mind Place'de olduğumda reklamlarını izliyordum ve bira reklamı favorim, oyuncular cidden çok iyi ve oyunun aralara böyle komik şeyler de serpiştirmesi cidden dengeyi sağlıyor, çünkü yeterince psikolojik korku var ehehe. Ben oyuna başlamadan önce trailerını izlememiştim (başlayacağım şeyin trailerını izlemeyi sevmem zaten) müzikalin mevcut olacağını hiö bilmiyordum, birden kendimi o sahnede bulunca aşırı şaşırdım ve çok hoşuma gitti, ara sıra açar izlerim ya da yolda giderken dinlerim, bundan sonra parçalarını dinleyeceğim bir grup oldu Old Gods of the Asgard. The Game Awards'da gösterinin olmasını çok istiyordum ve oldu!! Çığlık ata ata izledim çok keyif aldım, açıkçası yılın oyunu ödülünü de hak ettiğini düşünüyorum, ama tam kategorisinde ödül aldı o yüzden o konuda içim rahat.
(Bitti)
Son olarak grafiklerden de bahsedeyim; eski bilgisayarı olanlar 15 fps ile oynayabilir şahsen buna çok alışığım ama uzun zaman sonra yeni çıkan bir oyunu smooth bir şekilde oynatabilmek beni açıkçası tatmin etti :') Keşke Skyrim'e de tekrar başlayabilsem fakat eskisi kadar saracağını pek düşünmüyorum, daha Witcher 3 bitiremiyorum yıllardır düşünün... Oyun mekaniği ise fena değil ama karakter aşşşırı yavaş yeminle onun gibi yürüyüp koşsanız ondan daha hızlı olursunuz, sırf bunun için trainer kullandığımı da itiraf ediyorum... (pü)
Kesin bu oyunu yıllar geçse de unutamam, keşke dizi ya da filmi çıksa ama karakterleri canlandıranlar oynasa çok fena sarar kesinlikle 2-3 kez izlerim diye düşünüyorum. Okuduğunuz için teşekkürler, oyunu almayı unutmayın efenim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder