"But I won't cry for yesterday, there's an ordinary world, somehow I have to find. And as I try to make my way, to the ordinary world, I will learn to survive."
İlk oyununun da hayranı olarak ikinci oyunu ilk açıklandığından beri takip ettim sürekli her yerde gelişmeleri paylaştım. İlk oynanışını izlediğimde baya gerilmiştim, full oyun nasıldır acep diye düşündürtüyordu insanı. Fragmanı çıktığında ise çalan şarkı baya tanıdık geliyordu şarkının sözlerini mırıldanmaya başladığımda şok olmuştum çünkü 100 kere dinlesem asla bıkmayacağım en sevdiğim şarkıyı coverlayıp koymuşlar, o zaman anladım muhteşem bir oyun olacağını ve beklediğimden daha fazlasını verdi, bu yüzden acayip derecede mutluyum diyebilirim.
Oyunun başlangıcında Sebastian kızını kaybetmiş ve kendisini içkiye vermiş bir şekilde barda otururken Kidman gelip ona kızının aslında ölmediğini ve STEM adlı bilgisayar programının içinde olduğunu söyler, Sebastian da teklifini kabul edip yeni bir maceraya atılır. Bu macera öyle bir maceradır ki, önceki oyununu aratmayacağının sözünü verebilirim. Oyun başlı başına bir sanat eseri, öncelikle grafikler, hikaye, müzikler, verilmek istenen mesaj, bosslar ve daha niceleri. Oyunu biraz kötü yapan bug'ları ve karakterin yavaşlığı. Hele sneak olarak ilerliyorsanız fazla green jel edinemeyip kasamıyorsunuz.
Oyunda karşılaştığınız bosslar mapte sonradan regular enemy olmaları çok acayip fakat iyi green jel veriyor. Ben şahsen oynamadım, çünkü ne onu kaldıracak bilgisayarım ne de oynamaya yüreğim var, cidden bazı yerlerde insan izlerken bile geriliyor. İlk oyununu Pewdiepie'dan izlemiştim ama o bitirmemişti diye hatırlıyorum o yüzden theRadBrad'den devam etmiştim, bu ikinci oyunununda da gene aynısını yaptı gene theRadBrad'den izledim ama kanser olmak istiyorsanız ondan izleyebilirsiniz çünkü adamın gözünden kaçan çok şey olabiliyor (biraz da kötü oynayıp ammo fazla harcıyor ama yine de şansa bala bitirebildi)
Bana en iyi boss hangisiydi diye sorarsanız bence Stephano idi hatta sevdiğim karakter o oldu bile diyebilirim.
Bu oyuna kötü diyen insanlara gönül rahatlığıyla 'vizyonsuz' diyebilirim, tamam zevkler ve renkler farklıdır ama bu oyunda olamaz. Geçen aylarda galiba LEVEL dergisi kocaman The Evil Within 2 posteri vermişti, şu an onu kaçırdığım için o kadar pişmanım ki anlatamam...
3. oyunun gelmesini umuyorum, böyle efsane bir seri bu kadar çabuk bitemez, izlerken bile insanı sürükleyen bir oyun, her gece "hadi bunu da izliyim" diye diye beni uykusuz bırakan nadir oyunlardan biri oldu, bunun için bissürü dizi ve filmlerden fedakarlık ettim pişman da değilim.
Uzun lafın kısası oynayın, oynamıyorsanız izleyin FAKAT 1. oyunu bilmeden buna başlamayın, onun üzerinden çoook vakit geçtiği için şahsen çoğu şeyi unutmuşum, keşke onu tekrar bitirip de başlasaymışım dedirtti.
Daha çok bahsetmek isterdim ama hepsi spoiler bölümüne girip baya uzun bir yazı olacaktı o yüzden nadir okuyucularımı sıkmak istemem :')
Bu arada Ordinary World şarkısını bence Red'den dinleyin, orijinali de güzel ama onlarınki kat kat daha güzel, keşke fragmanına onu koysalardı ama bu da iyi. Geçen sene şarkıyı tekrar tekrar dinlerken kimseyle bağdaştıramamıştım, bende bir alışkanlık vardır bir şarkıyı dinliyorsam aklıma illaki biri ya da bir şey gelir, sonunda buna da bulmuş oldum. Oyunla şarkının uyumluluğu cidden harika, seni seviyorum Bethesda bey.