Günaydın gençler! İyisinizdir umarım? Valla ne bileyim çok canım sıkıldı. Biraz da 'random' yazılar yazmam hakkım değil mi?
Snow Miku'nun ilk çıktığı günlerde fanart olduğunu sanmıştım ama PD modeli ve figürler falan çıkınca ortalık karıştı. "Oh be iyiki de fanart değilmiş!" dedim. Hatta rüyamda figürüne sahip olduğumu gördüm. (Anca rüyalarımda zaten) Cuteness Overload!
29 Ocak 2013 Salı
Hatsune Miku Project Diva
Project Diva'nın tüm oyunlarını oynamışlığım vardır taa ki F çıkana kadar... Hadi çıktın kardeşim de, niye PS Vita? 700 TL... Öeh. 1 kuruşum bile yok vay anasını sayın seyirciler... Emulatorde falan oynarım da oyunu aramak can sıkıcı. Bir de yeni çıktı...
Ben Project Diva serisinde ilk Extend'i oynamaya başladığım için öbürlerini oynarken attan inip eşşeğe binmiş gibi oldum. Hatta o 1. oyunda oynarken kasıldım. Birde emulatorde oynamak eziyet. Neyseki 3 oyununda bütün şarkılarını bitirdim. (So much win) Project Diva F'i de seneye oynayacağım gibime geliyor... Of.
28 Ocak 2013 Pazartesi
Kendini 'Otaku' Sananlar
Bunların çoğu weeaboo ve noob'lardan (newbie) oluşuyor. Bi One Piece, Naruto ve Bleach üçlüsünü izledi diye otaku çıkıyor... Vay arkadaş. Arkadaşlar anime çizgi dizidir lütfen sakin olun.
Neyse yazdım rahatladım.
CLANNAD İnceleme
Sırf oyun incelemesi yapacak değilim ya? Heh, anime inceleyeyim biraz.
Clannad... Şu anime... Hayatımı değiştirdin be! Hikayesi harika, her şeyi harika... Hiç bir kusuru yok benim için. Hele After Story... Beni bebek gibi ağlatmıştı. Millet, eğer duygusalsanız izleyin, duygusal değilseniz siz yine de izleyin çünkü eninde sonunda ağlayacaksınız. Hehe... Animeyi ilk izlemeye başladığım zamanlar Dango Daikazoku'yu rahatça söyleyebiliyordum, ama şimdi ağlayarak. 1000 kere izlesem 1000 kere ağlarım. Yeni sezon isteeriz!
Tomb Raider
Lara'm... Canım benim... Seni küçüklüğümden beri seviyorum. Last Revelation oynarken Werner Von Croy çok rahat olduğu için "ADAM Bİ DUR BE!" diye bağırıp arkasından gitmek için neredeyse tuşları bozduğum anları özledim. Hatta o ilk baştaki dikenli yer neydi ya öyle, birden çıkıyor falan. En son oynadığım gün Var Mısın Yok Musun yarışmasının ilk çıktığı günlerdi. Sonra oyun açılmadı, yükleyemedi... Yıllarca kurmakla uğraştım (İki tane vardı, öbürü Chronicles'dı sanırım.) Last Revelation'da ya da Chronicles'da bir tane kurt bölümü vardı. Kurtları öldürmek için babamı çağırıyordum baba sen öldür ben korkuyorum diye. Yıl oldu 2008, oyun raflarına baktım Underworld! Aha dedim Tomb Raider geri döndü diye. Fakat çok pahalıydı, alamadım. Yıl oldu 2012, Media Markt'da oyun raflarını (yine) dolaşırken Tomb Raider Anniversary'nin 10 TL'ye indiğini gördüm (normalde 20 TL idi) hem yanımda param vardı, hemen alıverdim. Sonra indim D&R'a, LEVEL bulma ümidiyle dergilere bakarken buldum ve dosya konusu Tomb Raider idi. Ne kadar sevindim anlatamam... Hem yanında kocaman poster de vermişler. Eve gitmek için can atmıştım hem oynarım, hem duvara asarım, hem okurum diye. Önceki aldığım LEVEL'a baktım (Ocak 2011) onda da vardı! Posterlerim arttı diye çığlık atacak kadar mutlu oldum. Kopardım resimlerini, astım mis gibi dolabıma, öbür büyük olanını da duvarıma astım. Odam renklendi birden...
Fotoğraflar:
Fakat beni üzen tek şey var... Neden Lara'yı bu kadar değiştirmişler? Büyüme ve Gelişme yaş olarak ortalama 0-70'e kadardır, ama bunlar 70-0'a yapmışlar. Biraz güzelleştireyim derken gençleştirmişsiniz yahu... Karşımda sanki yetişkin bir bayan değil de, genç bir kız var. Yapmayın ya... Hadi emeğe saygı ama eski Lara'yı özledim ben. Hadi onu geçtim bari seslendirmesi Keeley olsaymış... Neyse alamayacağımı bildiğime rağmen bekliyorum. İnsan bekliyor işte...
Edit: Sırf Tomb Raider var diye (bide TWD) LEVEL'ın Şubat sayısını aldım, almaz olaymışım dedim. Bir sayfa yazmışlar sadece. Zaten sayfanın yarısı resimler, artık göre göre böğ gelmiş olan resimler.
The Slender Man İnceleme
O bir efsane! O bir kral! O bir Slender Man!!!!
Bu oyunda biliyorsunuz zaten alıyonuz el fenerini, diyonuz ailenize "Hasta la Windows 7" çıkıyonuz ormana. (Gerçekten hep bu espriyi yapmak istemişimdir, Windows 7...)
Bu oyunun amacı veriyorlar eline el fenerini diyorlar "Bul bakalım 8 tane sayfayı, fakat Slender'a yakalanmadan, bwa-ha-ha-ha!" diyerek bizi ormana yolluyorlar. Ben oyunu 2 kere oynayabildim, her ikisinde de Slender'a denk gelmedim çünkü ses duyunca hemen oyunu kapatıyorum. O cırcır böceği mi nedir sinirlerimi bozmayı başardı...
The Haunt'a baktım. Peh, o ne len. Tamam grafikler coşmuş da, bari tek orman olsaymış be abi. O ev olmasaymış... LEVEL okurken Slender Man Arrival'ın çıkacağı ve paralı olacağı yazıyordu. Şimdi bilgim yok çıkıp çıkmadımı. Kesinlikle Haunt ile aynı olur. Yazıyorum bak... *Araştırmaya üşendi*
Edit: Beta çıktı!! Saldırıın!
Edit2: Full çıktı!! Ama kısa sürüyor yav.
Mad Father Anlatım
BOL SPOILER İÇERİR!!
Yiyene afiyet olsun...
Mad Father, ücretsiz bir 16-bit RPG oyunu. (Witch's House gibi)
Oyunda Aya Darvis adlı bir kızımız var ve kendisi ana karakterimizdir. Annesi ölmüştür ve babasıyla birlikte yaşamak zorunda kalmıştır. Babası bilim adamıdır ve ne yaptığı belli olmayan bir işle meşguldür. Yanında asistanı Maria vardır ve onunla bir ilişki yaşar. Annesi ölmeden önce bunu öğrenir ve içeri girer... (Bu bölümü sona saklıyorum hoho) Aya bunu bilmesine rağmen yine de ona ve Maria'ya iyi davranır. (Ben olsam çekip gitmiştim valla) Yatağında yatarken babasının laboratuvarından sesler gelir, Aya bunu merak eder ve laboratuvara gitmek için odasından çıkar. O anda duvarda ve yerde kan izlerinin kendisine doğru geldiğini görür, kaçmaya çalışır fakat kaçamaz çünkü canavar mı zombi mi ne olduğu belli olmayan yaratık onu tutar. Aya en sonunda ondan kaçarak odasına girer. Ne olup bittiğini anlayamamaktadır, cesaretini toplayarak laboratuvara doğru yol alır. Aya bu arada zombilerle uğraşır didinir en sonunda babasının laboratuvarın koridoruna gelir ama ne yazık ki acayip bir biçimdeki yaratık onun geçmesini engeller. Aya'da çakmağı yakıp onlara atar ve onlar da yanarak ölür. (Problem?) Laboratuvara girer ve babasını bulamaz (Ama bi yerde ama nerde olduğunu hatırlamıyorum da annesinin babasını kaçırdığı bir sahne var da işte hatırlayamıyorum yav) Aya babasını kurtarmak için harekete geçer. Bu sırada Slenderman'a benzeyen bir adamla tanışır. Nereden geldiği belli olmayan bu adam boş boş konuşur. (Vaktimizi çaldın be adam!) Aya bu sefer bir gözü bağlı çocukla tanışır (Adı Dio (fakat fanları koydu bu adı, çünkü bi adı olmadığı için)) Konuşurlar, Dio onu korumak için güvenli bir yere götürmeye çalışır fakat yapamaz çünkü Maria onu bıçaklar. NE YAPTIN BE KADIN!? "Sizi korumak benim görevimdir." diyo bide!1!1 Salak şey, yine sinirlendim. Aya'nın yerinde olsaydım çakardım valla (Neyse konu dışına çıktım) Aya yoluna döner (kebap) maceralara devam eder. En sonunda Aya yolun sonuna gelir ve bir kara delik görür. Slenderman gelir ve bu kara deliğin annesine ve babasına gideceğini söyler sonra bir su verir. Bu su babamızı kurtaracak olan bir sudur. Aya en sonunda kara deliğe girer ve başka dünyaya gider. Burada annesi ve babasıyla karşılaşır. Annesi ona babasını yanında götüreceğini söyler. Aya bağırır "Niye götürüyn be slk .s.s Bencl şy .s.s.s" der. Aklına Slenderman'in dediği şeyler gelir ve size iki şık sunar; biri "Babayı kurtarmak" ikincisi "Annenin dilediğini yapmak"
Bu iki şıktan "Babayı kurtarmak" seçince babayı alıyonuz geri dönüyorsunuz. Annesi hayalet olarak Aya'nın yanına gelir ve "Sana doğruları göstereceğim." der ve eski anılara gönderir. Aya geldiğinde bir hayalet olduğunu ve laboratuvarın önünde olduğunu anlar. Babası aslen insanları oyuncak bebeğe dönüşmesini sağlayan ve onların güzelliklerini sonsuza dek saklayan bir bilim adamıdır. Bu sırada Aya babasını ve Maria'nın konuşmasını dinler ve babasının kendisini bir bebeğe dönüştüreceğini öğrenir. O sırada annesi kapıya gelir ve konuşmaları dinler. Ne olup bitenleri öğrenir ve içeriye girer. Babasıyla annesi tartışır ve artık dayanamayarak annesini öldürür (Çünkü Aya'nın öğrenmemesi için) Maria bu olayda donakalır ve onu canlandırmaya çalışır fakat umutsuz vaka... Babası Maria'ya Aya'nın öğrenmemesini tembih eder ve zaten büyüyünce öğreneceğini söyler. Aya bunları izlerken annesinin haklı olduğunu ve babasının kendisini öldürmeye çalıştığını anlar fakat artık çok geçtir. Gerçek hayata döner (kebap) ve babasının uyandığını farkeder. Babasından uzaklaşır ve kaçmaya çalışır. Babası elektrikli testeresini çıkarır (höy anasını neresinden çıkardı onu?!) ve Aya'yı yakalamaya çalışır. Aya ondan kaçarken babasının"Ayaaaa... Doko ni iru kanaaa?" diye seslendiğini duyar (Burada adam "Neredesin?" diyor. İyiki de Japoncam var ldshjskldg) Aya cesetlerin olduğu yere girer ve boş olan bir yatağa yatarak üstünü örtü ile örter. Bu arada Maria Aya'yı yakalayıp babasına vermek için aramaya girmiştir fakat Aya'yı bulamaz. Babası içeri girer ve Maria ona Aya'yı bulamadığını ve çok üzgün olduğunu söyler, adam da "Bİ İŞE YARAMIYON BE!" diyerek onu keser. (Bravo!) Babası gittiğinde Aya çıkar ve Maria'yı iyileştirmek için yardım eder. (Ama etmezsek babası bizi bulup bebek yapar ve kötü son olur.) Onu alıp giderken Maria düşer. "Beni boşver, sen git." der ve uzaklaşmasını söyler. Aya en sonunda bir odaya girer ama çıkamaz. En sonunda babası gelip ona "Bak burada güzel bebekler var. Ben bunu senin iyiliğin için yapıyorum. Bebek olduğunda hangi kıyafeti istersin?" diye sorar. Aya bunu reddedince babası tam ona saldıracakken Maria gelir ve ona bir kaç bıçak atar. YAŞA BE MARIA! İLK DEFA Bİ İŞE YARADIN! Aya Maria'ya sarılır ama o anda babası yeniden ayağa kalkar ve tam testeresini kaldıracakken Dio onu öldürür. Prensim!! Aya, Maria, Dio oradan çıkar ve Dio onlara "Ben bu evi yakacağım, siz çıkın." der ve evi yakar. Evde kalacağını sanmıştım fakat kalmadı, heh-he! O sırada Slenderman gelip o adamı alıp çıkar. Aya artık büyür ve doktor olur. İnsanlara yardım ettiği eve bir kız gelir ve ona kendisini iyileştirmesini rica eder. Aya "Olur." diyerek yatağa uzanmasını söyler. Aya kızın gözlerini farkeder ve "Ne kadar güzel gözlerin var." der. Bu sırada Maria başka odada "Ne kadar iyi. Aynı babası gibi... Doktor." Yani buradan anlıyoruz ki Aya babası gibi insanları bebeğe çevirmeye başlamış. O ettiği iltifat da boşuna değil.
Eğer "Annenin dilediğini yapmak" seçersek bu sefer annesi babasını alıp götürür ve koskoca evde yalnız kalır. Aya Maria ile karşılaşır ve ona "Eğer gitmek için bi yerin varsa , git." der. Maria gitmez ve Aya'yı vurarak bayıltır. Onu alıp laboratuvara götürür ve onu yatağa yatırır. "Ben doktorun yapmak istediği şeyi yapacağım." der ve Aya'yı bebeğe çevirir.
BOŞUNA UĞRAŞMAYIN GENÇLER BU OYUNUN İYİ SONU YOK!
Bu arada...
Mad Father oyuncuları bir fanart yapmış. Bu bölümde Maria'nın Dio'yu bıçakladığı sahneyi çizmişler.
Höpüloöbolöoüböolülblhül.... Çok güzel ya.
The Walking Dead İncelemesi
Hayatımda gördüğüm en müthiş oyun! Grafiği, hikayesi, oynanışı harika! Tek kötü yanı bir kaç bölümün kısa sürede bitmesi.
Oyunun başlangıcında Lee ile tanışıyoruz. Kendisi cinayet (sanırım) işlediği için hapise götürülürken arabanın önüne birden biri çıkınca polis direksiyonu kırar ve ormana savrulur. Bundan sonra hikaye başlar... Boş bir evde birilerini bulmak ümidiyle evin içinde dolaşır ve bir telsizden ses gelir. Clementine onu ağaç evine çağırmaktadır. Lee Clementine ile tanışıp bir sürü maceraya atılırlar. Fazla spoiler vermeyeyim en iyisi ben. Oyun 5 bölümden oluşuyor. Korkunç değil ama gerilimi fazla. Walkthrough'ları izlerken koltuğa yapıştığım oldu. Beni en ağlatan bölümü 5. bölüm oldu. Böyle bir son olmaz olsun! 2. sezonu büyük bir ümitle bekliyorum. İnşallah ilk oyunundan daha uzun olur.
Edit: Hadi gözümüz aydın, 2. sezon geliyor 17 Aralıkta ^^ (hiç bu kadar mutlu olmamıştım)
Neden PewDiePie?
Neden PewDiePie? Çünkü kendisini Kasım 2011'den beri izliyorum. Esprileri, kız gibi attığı çığlıkları hoşuma gidiyor. Hem oynadığı oyunu bende oynamış oluyorum. Hatta onun sesi çok güzeldir. (Bi ara kulaklarım kanadı ama neyse, kulaklığımda az kalsın bozulacaktı)
Örnek: http://www.youtube.com/watch?v=sfokm_tB_Us
1:21-1:25 favorim.
Kendisinin YouTube channel'ı: http://www.youtube.com/user/PewDiePie
Kendisinin YouTube channel'ı: http://www.youtube.com/user/PewDiePie
Adı Felix Arvid Ulf Kjellberg kendisi İsveçli 24 yaşında ve takma ismi Pew! yani lazer, die ölüm, pie dilim adlamına gelir. Zaten anlatıyor bu videoda http://www.youtube.com/watch?v=JOn_3txklwE ve burada https://www.youtube.com/watch?v=Kj-68mx4We4
King of The Web yarışmasına katıldı. O zamanlar canlı yayın yapınca hep istiyordu gençler oylayın falan diye, bende en fazla 20 oy vermişimdir kendisine. WhatDaFuq Show ile bayağı bi yarıştı, sonra kendisi kazandı. Kazandığı parayla soyu tükenecek olan kaplanlara bağışladı. (Zaten yarışmanın amacı oydu)
Onu izleyen fanlarına 'Bro' der bu arada.
Kendisinin en büyük düşmanı varillerdir. Evet, yanlış değil. Bir çok korku oyununda (ilk başta Amnesia'da) variller ile karşılaşınca "Barrels!" diye bağırarak ya tekmeler yada vurar. Hatta Amnesia izlerken bağırınca yerimden hopluyorum.
Kendisi Amnesia'daki canavarın adını 'Bro' koymuştur ve "Come at me Bro!" sözüyle de ünlüdür. En iyi dostu adını 'Stephano' koyduğu küçük bir altın renginde süstür. Etrafta gezinirken onu yanına alır ve bir yere atlayacak olursa ilk önce onu atar. (O kadar iyi bir dost) Başka adlandırdığı şey Jennifer yani taşlar, öbürüde domuz onun adı da 'Piggie'.
Oynadığı oyunların arasında en sevdiğim Siren'dı. Güzel oyunda ama acayipti. Happy Wheels serisini çok severim hatta.
Neden Tobuscus, TmarTn, TheRadBrad izlemiyorsun?
Çünkü, nedense izlerken sıkılıyorum. (Ama sıkılmakta TmarTn'i saymıyorum) Tobuscus pek cana yakın gelmiyor benim için. (Zevkler ve renkler farklıdır diyorum)
iJustine'i saymıyorum bu arada.
Yeni blog!
Merhaba yeni blog! En sonunda artık hep yazacağım bir blog oluşturduğum için mutluyum.
Bu blogda oyun incelemeleri, anlatımlar, gerekirse şarkı çevirilerimi koyacağım. Yayınlarımı okuyan arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim ^^
Bu blogda oyun incelemeleri, anlatımlar, gerekirse şarkı çevirilerimi koyacağım. Yayınlarımı okuyan arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim ^^
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







.full.1407461.jpg)
